,

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü!

OTİZM NEDİR?

Otizm, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel bir bozukluktur. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin 2000 yılında yayımladığı DSM-IV-TR kılavuzuna göre, toplumsal etkileşimde ve iletişimde yetersizlikler ile davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp ve yineleyici örüntü özelliklerini içerir. Toplumsal iletişimde kullanılan dil ya da sembolik/imgesel oyun becerilerinin en az birinde üç yaşından önce gecikmelerin ya da olağandışı bir işlevselliğin ortaya çıktığı görülür. Otizmin neden olacağı olumsuzlukların önüne geçebilmek içi ilk ve en önemli adım, erken tanı.

OTİZMİN NEDENİ NE?

Bugün, otizm spektrum bozukluğuna neyin neden olduğu bilinmemekle birlikte genetik temelli olduğuna ilişkin bulgular vardır. Ancak hangi gen ya da genlerin sorumlu olduğu henüz bilinmemektedir. Çevresel faktörlerin de otizme yol açabildiğine ilişkin görüşler vardır. Hem genetik temellerin hem de çevresel faktörlerin etkileri üzerine çok sayıda araştırma yapılmaktadır.

Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur; bu nedenle otizm spektrum bozukluğunu her çeşit toplumda, farklı coğrafyalarda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır.

-Otizmin gelişmeye yönelik bilinen tek tedavisi erken yaşta teşhis ve sonrasında yürütülecek özel eğitim süreçleri. Bunun için erken teşhis ve acil durumlarda otizme müdahale tekniklerine öncelik verilmeli.

-Aileler, çocuğunun yaşayacağı süreçler hakkında bilgilendirilmeli. Ailelere de psikolojik destek verilmeli. Çocuğunun eğitim sürecinde izleyeceği yollar hakkında yönlendirilmeli.

-Özel eğitimde haftalık ders saati ve eğitimin niteliği arttırılmalı. Kaynaştırma eğitimi gören öğrenciler ve öğretmenler desteklenmeli. Gölge öğretmen uygulaması olmalı.

-Üniversite sınav süreçlerinde düzenlemelere ihtiyaç var. Özellikle yetenek sınavıyla ilgili otizmlilerin sınavlarda başarılı olmasına yönelik soru teknikleri, baraj puanı ve diğer yöntemler konusunda sıkıntılar bulunuyor.

-İstihdam politikaları otizmlileri sistem dışına itiyor. Bunu önleyecek düzenlemeler yapılmalı.

-Ailelerin bir yere giderken çocuğunu emanet edebileceği geçici bakım merkezleri oluşturulmalı.

2 NİSAN OTİZM ETKİNLİKLERİ

Türkiye, otizm konusunda farkındalık için “mavi”ye bürünecekAile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, otizmle ilgili farkındalık oluşturmak için Türkiye’nin dört bir yanını otizmin simgesel rengi olan “mavi” ile ışıklandıracak.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bu yıl 2 Nisan’da otizm konusuna dikkat çekmek amacıyla “Fark et, kabul et, bizimle yürü” sloganıyla birçok farklı etkinliğe imza atacak.

Bu kapsamda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın katılımıyla 2 Nisan Pazartesi İstanbul’da büyük bir farkındalık yürüyüşü yapılacak. Yürüyüşte otizmli çocuklar ve ailelerinin yanı sıra sanat, spor ve siyaset dünyasından birçok tanınmış ismin de yer alması bekleniyor.

Bakanlık ayrıca, pazar akşamından itibaren Türkiye’nin dört bir yanını otizmin simge rengi olan maviyle ışıklandırmayı planlıyor. Mavi ışıklandırma yapılacak yerler arasında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı binası ile diğer illerdeki önemli tarihi ve simgesel yapılar yer alıyor.

Kamu spotu hazırlandı

Otizm konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla bugüne özel bir kamu spotu da hazırlayan Bakanlık, kamu spotunda otizmli bir bireyin anlatımlarına yer verdi.

TV kanallarında yayımlanmaya başlayacak kamu spotunda otizm nedeniyle konuşamayabileceğini, garip karşılanacak bir sürü hareketi yapabileceğini, sallanıp garip sesler çıkarabileceğini ve her zaman kibar davranamayacağını anlatan otizmli kişi, otizmin genç, çocuk, yaşlı ve hatta bazen sınıfta sıra arkadaşın olan birinde olabileceğini belirtiyor.

“Dünya Otizm Farkındalık Günü. Fark et, kabul et, bizimle yürü” sloganına yer verilen kamu spotu, “Herkes kadar farklı, herkes kadar aynıyım aslında.” mesajıyla sona eriyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.